18 Eylül 2010 Cumartesi

KİCK-ASS (2010)




"I can't fly, but I can kick your ass."

Geçtiğimiz yıl vizyona giren 'Wanted'ın yaratıcısı Mark Millar'ın, Kick-Ass isimli çizgi romanı, Matthew Vaughn yönetmenliğinde sinemaya uyarlandı. Kick-Ass asla aklınızdan çıkmayacak sahnelerle sizi saran mükemmel bir seyirlik sunuyor. Çizgi romanlara olan hayranlığı ve ilgisiyle bilinen, farklı duruşundan ödün vermeyen Nicolas Cage’in, ‘Ghost Rider’ filminden sonra oynadığı ikinci çizgi roman uyarlaması özelliğini taşıyan Kick-Ass, herhangi bir süper güce sahip olmamasına rağmen, kötülere karşı mücadele etmeye karar vererek kahraman olmaya çalışan 16 yaşındaki Dave Lizewski adında bir gencin maceralarını anlatıyor. Bu macerada ona ondan daha renkli karakterler olan, geleceğin iyi oyuncuları arasında olacağından şüphem olmayan Chloe Moretz'in canlandırdığı, Hit-Girl ve Nicolas Cage'in canlandırdığı, Damon Macready isimli eski bir polis olan, 'Big Daddy' eşlik ediyor. Karakterlerin olduğu kadar filmin hikayesi ve işlenişinin de doyurucu ve sağlam olduğu bir yapım Kick-Ass.


Süper kahraman filmlerine birçok gönderme olmasına rağmen Kick-Ass izleyicisini bu göndermelerle değil filmin geneliyle vuruyor. Film kalbimize ve yüzümüze öyle tekmeler vuruyor ki film boyunca kalp atışlarının ve dudaklarımızın kontrolü Kick-Ass'in eline geçiyor. Yönetmen Matthew Vaughn kusursuz bir iş çıkarmış. Komediyi, aksiyonu gerçekliği her şeyi dozajında vermiş. Bu yönüyle film sizi öylesine dünyasına sokuyor ki asla çıkasınız gelmiyor girdiğiniz yerden. İntikam öğeleriyle de bezenmiş olması filmi çekici kılan bir diğer etken. Süresinin uzun tutulması çok iyi olmuş. Ayrıca Kick-Ass'in ikinci filmi de 2012 yılında yine Matthew Vaughn yönetmenliğinde vizyona girecek. Red Mist karakterini başarıyla canlandıran Christopher Mintz-Plasse'in ikinci filmde daha etkili olacağı görünüyor.


28 Weeks Later'ın İn the House in a Heartbeat ve Ennio Morricone'ın Per qualche dollaro in più (Birkaç Dolar İçin) adlı filmde çalan parça Kick-Ass'e eşlik eden soundtrack parçalarından sadece ikisi. Filmin soundtrack listesi her zaman dinlenesi parçalardan oluşmaktadır.

Kick-Ass de Bad Lieutenant Port of Call New Orleans, Season of the Witch gibi Türkiye'de ne yazık ki vizyona girmedi, girmeyecek. Halbuki bu film, çok büyük beğeni toplayan, övgüler alan sinemada izlenmeye değer bir film. Örneğin Kick-Ass'in, "Imdb"nin top 250 listesinde şimdiden 193'ncü sırayı alması, çok beğenildiğinin ve başarılı bulunduğunun en önemli göstergesi.
Sonuç olarak Kick-Ass, her yönüyle iyi kotarılmış bir film.

4 Eylül 2010 Cumartesi

The Bad Lieutenant: Port of Call - New Orleans (2009)


"Tek suçu, kendini yakalayamaması."

Abel Ferrara'nın vizyona girdiği yıl beğeni toplayan ve kısa zamanda bir suç klasiği haline gelen, 1992 yapımı sarsıcı filmi, 'Bad Lieutenant'ın, Werner Herzog tarafından yönetilen yeniden çevrimi. Orijinal filmde Harvey Keitel'in kusursuz oynadığı her türlü kötülüğe ve pisliğe bulaşmış başkarakteri (Polisi) bu filmde, farklı tür filmlerin başarılı oyuncusu, Nicolas Cage canlandırıyor. Filmin oyuncuları arasında, Val Kilmer ve Eva Mendes de bulunuyor. Eva Mendes filmde güzelliğiyle büyülüyor desek yeridir.
Film Türkiye'de vizyona girmedi, girmeyecek; malesef son zamanlarda Cage'in oynadığı birkaç filmi (Season of the Witch, Kick-Ass) Türkiye'de sinema salonlarında izleme fırsatından mahrum kalıyoruz. Kötü Teğmen'de Nicolas Cage'in olağanüstü bir performans sergilediğinden emin olabilirsiniz.

2005 yılında oynadığı 'The Weather Man' ve 'Lord of War' filmlerinden sonra Cage'in ortalamanın üzerine çıktığı bir performansını sadece 'Bangkok Dangerous'da izledik. Fakat Bad Lieutenant: Port of Call New Orleans filmindeki oyunculuğu mükemmel. Yepyeni bir suçlu karakteri ortaya çıkarmış. Duruşuyla, konuşmasıyla, silahı kemerinde taşıyışıyla, bel ağrısıyla, uyuşturucusuyla tamamen kusurusuz bir karakter yaratmış Nicolas Cage. Eminim ki bu performansıyla son yıllarda aldığı eleştirileri lehine çevirmeyi başardı. Ayrıca film, başarılı bir filmin yeniden çevrimi olmasına rağmen kötü bir eleştiri almadı. Birinci filmden eksiği yok. Aynı şiddette ve sarsıntıda bir suç izlemeye kaldığı yerden devam ediyorsunuz. Tek farkı Harvel Keitel yerine bu defa onun ilk filmdeki kusursuz oyunculuğuna yine kusursuz bir performansla cevap veren Nicolas Cage. Ayrıca karakter açısından ilk filme benzese de Port of Call - New Orleans, olay örgüsü itibariyle tamamıyla ilk filmden bağımsız bir seyir sunuyor.

Sonuç olarak, Nicolas Cage izlemek isteyenlerin Nicolas Cage izleyeceği enfes bir suç filmi.